İstanbul'da 1,5 sene eşşşşşek gibi çalıştıktan sonra işi geçici bir süre bırakıp geldiğim İzmir başlarda keyif versede artık gittikçe can sıkmaya başladı.
Sıkılıyorum bu şehirde ,
Anca git Agora'ya takıl biraz, arada kordona git eee
Zaten geçen sahil yolunda lımıt 70 miş ben 84 ile radara girdim 125 lırada bana girdi..
Parasında pulunda değilim valla, insanın hiç arkadaşı olmaz mı lan.
Paris'te bile daha cok arkadasım var anasını satayım.
Kafayı yemek üzereyim , napıcam lan ben burda tek başıma...
Bu akşam sadece tek bir sivri sinekle başım belada. Gerilla taktiği uyguluyor serefsiz ısırıp ısırıp ortadan kayboluyor.
Planımı yaptım , antrenin ışığını açıp odanınkini kapatıcam ve odanın dışında oturup bekleyecem yavrunun (gerçi sayemde essek kadar olmuş) ışığa gelmesini, sonrada hakkın rahmetine kavusturup uyurum herhalde. Rakibini küçümseyen kaybetmeye mahkumdur derlerdi de Hadi Len derdim. Sinek olanların farkındaysa cok pis götu kalkmıştır , ölünce geçer insallah
Çocuk akıllı ama zevksiz zencilerle ne isin var senın ya , bu numarayı gn hanımın blogundakı yesıllı kıza yapmak lazım... Zira feci duygular besliyorum
13 Haziran 2009 Cumartesi
Elimde sihirli bir değnek olsa , değneği onunla ne yapacağımı soran ilk kişinin götüne sokardım, değneğimin öbür ucu da REM - Losing My Religion'un sadece nakaratını iddalı iddalı söyleyip kalan yerlerinde de şarkıyı söylüyormuş gibi saçma sapan ağzını oynatanlara girsin madem...
Yıldızlı kısım için kendı aranızda anlaşırsınız artık...
Kimisi annesinin dizinin dibinde , kimisi sevgilisinin kollarında kımılerı ıse 4 kıtapta bulur. Ben ise uzun zamandır dınlemedıgım bır albumun ıcınde buldum bu aksam...
Bu sarkıyı dınlerken aklıma ya bır ucagın dusus anı geliyor. Ne zaman dınlesem gozumde canlandırıyorum fılm sahnesı gıbı ses efekti yok, sadece şarkı...
İrtifa kaybederken pilotların yavas cekımde ucagı kurtarmaya calısırken ki anları , sırtları bıze donuk olmasa gozlerındekı korkuyu rahatlıkla gorebılırsınız.
Ikısı de kalkmadan once planladıkları gıbı acıl durumdakı gorev dagılımına gore ellerınden gelenı yapıyorlar , yavas cekımde bırı ucagı dengede tutmaya calısırken dıgerı de telsızle kuleye haber vermeye calısıyor . Bu sırada yolcular da korku ıcınde, herkes yanında oturanın elını tutuyor , caresızce ve gozyasları ıcınde...
Sadece 2000 ft kaldı dıyor biri digerine 1800 , 1700..
Hayır, burada, bu şekilde değil diyor bütün gücüyle tutarken kumanda kolunu ... Son bir hamle daha...
Kurtuldular ...
Ucaktan indikten sonra hepsi hayatın ne kadar degerlı oldugunu anladı, kalan ömürlerinde hıcbır zaman gereksız seyler ıcın canlarını sıkmadılar, uzmedıler kendılerını aptalca aşk, para veya kariyer sorunları için.
Guzeldı hayat ama kısaydı da... Onlardan daha iyi kim bilebilir hayatın anlardan ibaret olduğunu...